Değerli Meslektaşlarım! Sevgili Gençler! 

kutladik

      Öğretmenin toplumdaki önemini ve değerini belirtmek, öğretmenler, öğrenciler ve veliler  arasında sevgi, saygı ve dayanışma bağlarını güçlendirmek, emekli öğretmenlerimizi saygıyla anmak, öğretmenlik mesleğine yeni atılan öğretmenlerde mesleklerinin yüceliğinin bilincini uyandırmak amacıyla, Büyük Önder Atatürk’ün millet mektepleri Baş Öğretmenliği’ni kabul ettikleri 24 Kasım günleri, 1981’den bu yana tam 28 yıldır, okullarımızda “Öğretmenler Günü” olarak kutlanır.

     M.Kemal ATATÜRK, “Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” diyerek bu mesleğin en püf noktasını vurguluyordu. İnsanların ve ulusların kurtuluşunu sağlamak gibi çok ulvi, ama o kadar da zor bir görevdi bu. Kolay mı kurtarıcı olmak…?  Kolay mı sanırsınız kafaları sağlam ve doğru bilgilerle, kalpleri ve gönülleri sevgi ve saygıyla, mideyi helal lokmalarla doldurmak…? Kolay mı sanırsınız öğretmen olmak…?

     Sevgili Meslektaşlarım!

     Unutmayınız ki, unutturmaya talibiz öğrencilerimize; kini, nefreti, hasedi, hayasızlığı, tembelliği, acizliği…. Nakış nakış işlemek, hatta kazımak zorundayız zihinlerine sevgiyi, saygıyı, planlı olmayı, çalışkanlığı, yükselmeyi, ileriyi görmeyi…

     Değerli Büyüklerim!  Sevgili Gençler Ve Sayın Misafirler!

     Tabiki çok zor bir işe talip olmuşuz. “Heykeltıraş mermere ne ise, öğretmen de öğrenciye odur.”  diyordu  Filozof Addison. Dünyada uğraş alanı insan olan ve ömür boyu gençlik ile iç içe olan biz eğitimciler, öğrencilerimizi bir baba ve anne şefkat ve merhametiyle yetiştirmeye çalışıyoruz. 

     Hem de ne çalışma? Dünyanın en zor mesleklerinden bir tanesi olan öğretmenlik, hammaddesi insan olan bir meslektir. Marangoz olsanız yapacağınız masa için ağacı kesersiniz, yontarsınız, törpüler, cilalar, hatta boyar vitrine koyarsınız. Heykeltıraş olsanız ya da ressam veya inşaatçı; hepsinin hammaddesi ya ağaç, ya taş, ya alçı, ya da çimento, demir vb.

     Ya öğretmenlik? İşte öğretmenlik öyle değil. Çünkü eğitimcinin hammaddesi insan. İnsan bu; kesemezsin, atamazsın, yontamaz, vuramaz, kıramazsın. Hatta  cilalayamaz ve boyayamazsın. Onu olduğu gibi faydalı ve verimli hale getireceksiniz.  Ve ailesinin, ülkesinin ve insanlığın hizmetine sunacaksınız. İşte bunu becermek ve başarmak herkesin işi olmadığı gibi, bu o kadar kolay da değildir.  Bizler bunun bilincinde olarak çalışıyoruz;  aşkla, şevkle, istekle, içten gelerek ve mütevazıca…    Bunlar olmaksızın eğitim olmaz zaten. 

     Sevgi bizden, saygı öğrencilerimizden.

     Fedakarlık bizden, yardım velilerimizden.

     Çalışmak bizden, teşvik amirlerimizden.

     Gayret bizden destek devletimizden.

 

     Sevgili Öğretmen Arkadaşlarım!

     Bir öğrencimizin; “Öğretmen bir bahçıvana benzer. Biz öğrenciler ise bezelyeye. Bezelye çok hassas bir bitkidir. İlgi ister, özen ister… Biliyor musunuz? Benim annem bezelyelerle konuşur, onları sever ve okşar. İtina ile yetiştirir onları ..!” diye bizden ilgi bekleyen, sevgi bekleyen öğrencilerimizle göğsümüz daha da kabaracak ve hep bu onurla yaşayacağız.

     Bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarken haykırıyorum: “Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da onları seven ol” çizgisinden hareketle yola çıkan bizler, nice onur dolu sözlerle bezeniriz zaman zaman.  İçimiz ferahlar, unutuveririz birden bütün sıkıntılarımızı. Bir nefes alırız şöyle derinden ve Diyojen’in sözleri dökülür dillerimizden “Yeryüzünde öğretmenlikten başka onurlu meslek tanımıyorum.”   Saygılar sunuyor, bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü canı gönülden kutluyorum. 24/11/2009

                                                                                                               Seyfi GÖKTEKİN

                                                                                                               Bulancak 19 Eylül KTML Müdürü

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,